Hangi Yaş Grubu Nasıl Beslenmeli

Hangi Yaş Grubu Nasıl Beslenmeli

İngiliz bilim adamlarına göre sağlıklı ve uzun bir hayata sahip olmanın yolu doğru yaşta doğru şekilde beslenmekten geçiyor. İhtiyacımız olan bütün besinleri almamız tek tip beslenmeyle imkansızdır. Vitamin hapları alarak sağlıklı beslendiğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz çünkü sağlığa giden yollar haplardan değil besinlerden geçiyor. İşte 20, 30 ve 40’lı yaşlarda zinde hissetmenizi sağlayacak beslenme yolları.

 

20’Lİ YAŞLAR

İnsan yaşamının en hareketli en verimli dönemi şüphesiz bu yaşlardır.Yaşam şekli ve ya bilgi eksikliği nedeniyle oluşan yanlış beslenme alışkanlıkları bazen kısa sürede bazen de daha ileriki senelerde oluşabilecek çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilmektedir.

Tarçın : Tüketilen fazla şeker ve karbonhidrat kan şekeri seviyenizi etkiler ve cildinizin yaşlanmasına neden olur.Fakat kahvaltıda bir kaşık tarçın tüketmek hem dengeyi koruyabilmek, hem de şeker ihtiyacınıza engel olabilmek için birebirdir.

Brokoli: 20li yaşlarda kemiklerin gelişimi tamamlanmamıştır.Bu nedenle daha ileri yaşlarda  sıkıntı çekmemek için  kemikleri kuvvetlendirmek gerekir. Süt ve süt ürünlerini tüketmenin yanı sıra,kalsiyum yönünden zengin olan brokoliyi de bolca tüketmeniz gerekir.

Badem: Badem tokluk hissi yaratma özelliği ile gün içinde alındığı zaman başka atıştırmalıklardan uzak durmanızı sağlıyor.İçindeki lifler kalorilerin alımını engelliyor bu yüzden ara öğünlerinizin birinde mutlaka badem, ceviz ya da fındık tüketmeye özen göstermeniz gerekir. Badem kendinizi tok hissetmenizi sağlar ve sofraya aç oturmanızı engeller.

Yeşil mercimek: Vücudunuz henüz tam olarak gelişmediği için besleyici yiyeceklere gereksinim duymaktadır.Hem doyurucu hem de sağlık açısından oldukça yararlı bir besin olan yeşil mercimek günlük demir ihtiyacının yüzde 30’unu karşılayan bir hazine.

Nişastalı besinler,karbonhidratlar,sebze,meyve,süt ürünleri ile proteince zengin balık,yumurta,fındıkla birlikte dengeli bir beslenme uygulayarak 20li yaşlarda vücudunuzun ihtiyacı olan vitamin  ve minareleri de almış olursunuz.

30’lu yaşlar

30lu yaşlarda günlük beslenmeyi birçok faktör etkilemektedir. Bunlar arasında; cinsiyet, yaş, fiziksel aktivitesi, sağlık

sorunu olup olmaması örnek verilebilir. Besin çeşitliği yapmak bu dönemde önemlidir.Bununla birlikte ağırlığınıza dikkat etmeniz ve fiziksel aktivite yapmanız gerekir.Kişinin günlük beslenmesinde şeker ve tuz alımını azaltmak önemlidir ayrıca alkol alımını aza indirmek gerekir.

 


Probiyotikler
: Yaşamınızın bu döneminde yoğurt ve probiyotik içeren gıdalar tüketmeye özen göstermeniz gerekir.Hatta yeni doğum yaptıysanız bu konuya daha çok dikkat etmeniz sağlığınız açısından önemlidir.

 

Beyaz mantar: Beyaz mantarın içinde bulunan ve önemli bir antioksidan olan ergotinin; sağlıksız beslenme, hava kirliliği ve stres sebebiyle yaşlanmaya neden olan toksinleri yok etmeye yardımcı olur. 30′lu yaşlarda tüketilen beyaz mantar cildinizde oluşacak çizgilerin oluşumunu geciktirir.

Sebze çorbası: Bu yaşlarda cildiniz yavaş yavaş elastikiyetini ve sağlıklı görünüşünü kaybetmeye başlar. Cildin sarkmasını az da olsa geciktirebilmek için sebze ağırlıklı vitamin deposu çorbaları tüketmek gerekir.

30lu yaşlarda, kalsiyum açısından zengin besinler tüketilmeli,magnezyum,fosfor,D,C,B6,K  vitaminleriyle karaciğer,yumurta,yine bu dönemlerde ihmal edilmeden tüketilmesi gereken önemli mineral ve vitaminlerdir.

40′lı yaşlar ve sonrası

Beslenme bu dönemde oldukça önem kazanır 40lı yaşlar ve sonrasında günlük gereksinimini karşılayacak, kolay sindirebilecekler, kas ve kemik kitlesini koruyacak, bağışıklık sistemini güçlendirecek şekilde beslenmek gerekir. Besin çeşitliliğinin oldukça önem kazandığı bu yaşlarda özellikle ana öğünlerde her besin grubunun yer alması besinlerin yeterli miktarlarda tüketilmesi önemlidir.

Mor yiyecekler: Bu dönemin en kaçınılmaz taraflarından biri hücre yenilenme hızının yavaşlamasıdır.Bu konuda yapılan araştırmalara göre kırmızı erik, üzüm, pancar, patlıcan ve böğürtlende bulunan antioksidanların hücre yenilenme hızını büyük oranda artırmaktadırlar.

Keten tohumu: Antioksidanların en güçlüsü olan keten tohumu ve susamın içinde bulunan lignan maddesine 40′lı yaşlarınızda ona çok ihtiyacınız olabilir. Keten tohumu ve susamını, yoğurdunuzun ya da salatanızın üzerine bolca serpiştirerek tüketebilirsiniz.

Badem: Bu yaşlarda iştahınızın açılır çünkü tokluk hissi veren leptin hormonunun salgılanması azalır ve bu durumda açlık krizleriyle savaşmak zorunda kalabilirsiniz. Tokluk hissini aza indirmek için ara öğünlerde bolca badem yemeniz önerilir. Formda kalmanıza yardımcı olan badem zengin aynı zamanda bir kalsiyum kaynağıdır.

Bağırsak sisteminin düzenli çalışabilmesi için günlük posa alımı artırılmalı, posadan zengin olan kuru baklagiller, tam tahıllar, taze sebze ve meyveler her gün belli porsiyonlarda tüketilmelidir. Bu sırada yeterli miktarda su ve sıvı alımına itinayla özen gösterilmeli, aşırı çay, kahve, gazlı içecekler gibi uyarıcılardan, çok baharatlı gıdalardan mümkün oldukça uzak durulmalıdır.

İlgili Konular

Yorum Yaz